
Yeşil bina sertifikası almadan önce, tasarımın ilk haftasında alınacak beş karar enerji yükünün yarısını belirliyor.
Sertifika sistemleri faydalı; ancak bir binanın gerçek performansı, puan tablosundan çok daha erken belirleniyor. Aşağıdaki beş karar tasarımın ilk haftasında alınır ve sonraki hiçbir teknoloji bu kararların etkisini telafi edemez.
1. Yönlenme
Binanın uzun cephesinin hangi yöne baktığı, yıllık enerji yükünün en belirleyici parametresidir. İstanbul için uzun cephenin güney-kuzey eksenine dik olması, doğu-batı eksenine göre belirgin avantaj sağlıyor.
2. Kompaktlık
Aynı alanı kaplayan iki binadan yüzey/hacim oranı düşük olanı daha az ısı kaybeder. Girinti çıkıntıyı biçim kaygısıyla artırmak, ısıtma yükünü doğrudan yükseltir.
3. Cam oranı
Cam, duvarın ısıl performansının çok altındadır. Saydamlık oranını yüzde kırk beş civarında tutmak, ısıtma ve soğutma yükünü dengeliyor. Tümüyle cam cephe, İstanbul ikliminde konfor için sürekli mekanik destek gerektiriyor.
4. Gölgeleme
Güneş kontrolü camın kendisinden değil, önündeki elemandan sağlanmalı. Sabit saçak ve düşey kanatlar, bakım gerektirmeden çalışır ve kullanıcı davranışına bağlı değildir.
5. Isıl kütle
Ağır yapı elemanları gün içindeki sıcaklık dalgalanmasını azaltır. Betonarme döşemenin bir bölümünü açıkta bırakmak, yaz aylarında gece serinliğinin depolanmasını sağlıyor.
Sonra ne gelir?
Bu beş karar alındıktan sonra yalıtım kalınlığı, mekanik sistem verimi ve yenilenebilir enerji üretimi devreye girer. Sıralamayı tersine çevirmek, yani kötü bir kabuğu pahalı cihazlarla telafi etmeye çalışmak hem maliyetli hem de kalıcı olarak verimsizdir.
İlgili Yazılar
Işık, mekânın ilk malzemesidir
Bir mekânı hatırlanır kılan şey genellikle biçimi değil, gün içinde ışığın orada nasıl davrandığıdır.
Oku